DOLAR

46,2874$% 0.15

EURO

53,6017% -0.16

GRAM ALTIN

6.277,08%0,31

ÇEYREK ALTIN

10.459,00%0,77

ONS

4.219,29%0,16

BİST100

13.938,48%1,42

BİTCOİN

2962295฿%0.98314

a
MP

MP

13 Haziran 2026 Cumartesi

İyi Parti’den Eğitim-İş Sendikası’na Anlamlı Ziyaret 

İyi Parti’den Eğitim-İş Sendikası’na Anlamlı Ziyaret 
0

BEĞENDİM

ABONE OL

12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü kapsamında, İYİ Parti İzmir İl Başkanı Sayın Ülkü Doğan ve il yönetim kurulu üyeleri, Eğitim-İş İzmir 3 No’lu Şubesi yönetimini  ziyaret etti.

Eğitim İş 3 No’lu Şube Başkanı Barış Düdü ve yönetim kurulu üyeleri ev sahipliğinde gerçekleştirilen görüşmede; İzmir’de eğitim alanında yaşanan sorunlar, çocukların karşı karşıya kaldığı fırsat eşitsizlikleri, yoksulluk nedeniyle eğitimden kopuşlar, beslenme ve barınma sorunları, MESEM uygulamaları ve giderek büyüyen çocuk işçiliği tehlikesi kapsamlı biçimde değerlendirildi. Eğitim İş’in “Mesemler üzerine Mitler ve Gerçekler” raporunu takdim eden Başkan Barış Düdü raporun etkin ve  güncel bir kaynak olduğunu belirtti. Görüşmede özellikle son yıllarda derinleşen ekonomik kriz, artan yoksulluk ve eğitimdeki eşitsizliklerin çocukların yaşamlarını doğrudan etkilediği vurgulandı. 

“Çocuk İşçiliği Temel Bir İnsan Hakkı İhlalidir”

Eğitim-İş İzmir 3 No’lu Şube Başkanı Barış Düdü, şunları söyledi, “Bugün çok sayıda çocuk, eğitim hakkını tam anlamıyla kullanamamakta; bazıları okula aç gitmekte, bazıları ise ailesinin ekonomik koşulları nedeniyle eğitim hayatından uzaklaşarak çalışma yaşamına sürüklenmektedir. 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü vesilesiyle bir kez daha hatırlatıyoruz ki; çocuk işçiliği yalnızca ekonomik bir sorun değil, aynı zamanda temel bir insan hakkı ihlalidir. Eğitim hakkından mahrum bırakılan her çocuk, geleceğinden ve hayallerinden de mahrum bırakılmaktadır. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve UNICEF verilerine göre dünya genelinde 138 milyondan fazla çocuk işçi bulunmaktadır. Türkiye’de ise çocuk işçiliği her geçen yıl daha görünür hale gelmektedir. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine göre yalnızca 2025 yılında en az 94 çocuk çalışırken yaşamını yitirmiştir. Bu tablo, çocuk işçiliğinin artık görmezden gelinemeyecek boyutlara ulaştığını göstermektedir” 

“MESEM Çocuk İşçiliği Tartışmalarının Merkezinde Yer Almaktadır”

Özellikle Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulamaları, çocuk işçiliği tartışmalarının merkezinde yer almaktadır. Meslek edinme amacıyla oluşturulduğu ifade edilen bu sistem, uygulamada çok sayıda öğrencinin haftanın büyük bölümünü işyerlerinde geçirmesine neden olmakta; çocuklar eğitim süreçlerinden uzaklaşırken ağır çalışma koşullarıyla karşı karşıya kalabilmektedir. Çeşitli raporlar, çocukların eğitimden kopuşunda yoksulluk ve MESEM uygulamalarının önemli rol oynadığını ortaya koymaktadır. İzmir özelinde de benzer sorunlarla karşı karşıyayız. Eğitim hakkına erişimde yaşanan eşitsizlikler, öğrencilerin beslenme ve barınma sorunları, ailelerin artan eğitim giderleri karşısında yaşadığı güçlükler ve özellikle dezavantajlı bölgelerde eğitimden kopuş riskinin yükselmesi hepimizin ortak sorunudur. Eğitim politikalarının temel amacı çocukları okulda tutmak, onların akademik, sosyal ve kültürel gelişimlerini desteklemek olmalıdır. Hiçbir çocuk ekonomik nedenlerle eğitimden uzaklaşmak zorunda bırakılmamalıdır. Anayasamızın 41. ve 50. maddeleri çocukların korunmasını ve yaşlarına uygun olmayan işlerde çalıştırılmamalarını güvence altına almaktadır. Devletin görevi çocukları çalışma yaşamına yönlendirmek değil, nitelikli, bilimsel, laik, kamusal ve parasız eğitim olanaklarıyla buluşturmaktır. 

“İYİ Parti İl Başkanı Ülkü Doğan’a Teşekkür Ediyoruz” 

“Eğitim-İş olarak yıllardır dile getirdiğimiz gibi; çocukların eğitim hakkı koşulsuz güvence altına alınmalıdır. Yoksulluk nedeniyle eğitimden kopuşların önüne geçilmelidir. Okullarda ücretsiz ve sağlıklı beslenme hizmeti sağlanmalıdır. Barınma sorunu yaşayan öğrenciler için yeterli kamu yurdu açılmalıdır. Çocuk işçiliğini yaygınlaştıran uygulamalara son verilmelidir. MESEM sistemi çocuk hakları ve eğitim hakkı perspektifiyle yeniden değerlendirilmelidir. Eğitimin tüm kademelerinde kamusal ve bilimsel eğitim anlayışı güçlendirilmelidir. Nazik ziyaretleri ve çocukların eğitim hakkı konusunda gösterdikleri duyarlılık nedeniyle İYİ Parti İzmir İl Başkanı Sayın Ülkü Doğan’a ve il yönetim kurulu üyelerine teşekkür ediyoruz. Çocuklarımızın yeri fabrikalar, atölyeler, sanayi siteleri ve işyerleri değil; okullar, kütüphaneler, laboratuvarlar, spor salonları ve oyun alanlarıdır. Eğitim haktır. Çocuk işçiliği suçtur” (BSHA / Bilim ve Sağlık Haber Ajansı) 

Devamını Oku

LGS Heyacanı Başladı

LGS Heyacanı Başladı
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Çeşitli temaslar için bulunduğu Yozgat’ta Valilik ziyaretinde gündeme ilişkin değerlendirmeler yapan Tekin, Millî Eğitim Bakanı olduktan sonra sık sık il ziyareti yaptığını belirtti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde son yirmi üç yılda Türkiye’nin eğitim ve öğretim altyapısında ciddi mesafelerin katedildiğine dikkati çeken Tekin, “Bu, uluslararası raporlarda da sıklıkla yer alıyor. OECD’nin eğitim öğretim altyapısı ile ilgili değerlendirmelerinde Türkiye’nin bu anlamdaki adımları, devrim olarak tanımlanıyor. Daha yakın zamanda bundan bir ay kadar önce hem OECD hem de PISA direktörü ile yaptığımız toplantıda “Türkiye’nin eğitim öğretim süreçlerindeki olağanüstü sıçrayışı” tanımlamasını kullandı. Bu sıçrayıştan Yozgat da nasibini aldı.” diye konuştu. Eğitim yatırımları hakkında bilgi veren Bakan Tekin, yirmi üç yılda eğitim öğretimin fiziki altyapısına yapılan yatırımların yurt içi üretim fiyat endeksine göre güncel değerinin bugünkü rakamlarla 16 milyar 435 milyon 815 bin lira olduğunu paylaştı. Tekin, bahsedilen rakama eğitim ve öğretimin teknolojik altyapısıyla ilgili olarak yaptıklarının dâhil olmadığını, Türkiye genelinde 650 bin derslikte etkileşimli tahtanın mevcut olduğunu dile getirerek, “Bu rakamla da UNDP’nin (Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı) raporunda ‘bütün sınıflarında etkileşimli tahta bulunan neredeyse dünyada tek ülke, Türkiye’ tanımlaması yapılmakta.” ifadelerini kullandı. Yarın 1 milyondan fazla öğrencinin Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavına gireceğini anımsatan Tekin, öğrencilerin aylar boyunca emek verdiğini, hayal kurduğunu ve bu hayallere ulaşmak için de çok ciddi hazırlık sürecinden geçtiğini belirtti. Bakan Tekin, Bakanlık olarak öğrencilerin emeklerine sahip çıkarak, onlara güvenli ve sağlıklı bir sınav ortamı sunmak için yoğun çaba içinde olduklarının altını çizdi. Bu yıl 1 milyon 274 bin 629 öğrenciden 1 milyon 22 bin 658’inin sınava girmek için başvuruda bulunduğunu bildiren Tekin; sınavın 81 il, 920 ilçe, yurt dışında ise 8 ülke ve 11 sınav merkezinde gerçekleştirileceğini söyledi. Tekin, gerçekleştirilecek sınavda görev alacak farklı görev ve ünvanlarda 400 bin personele başarı temennisinde bulundu.

LGS’de beslenme paketi uygulaması

Öğrencilerin sınav kaygısını azaltmak, motivasyonlarını desteklemek ve iki oturum arasında velilerin duydukları kaygıyı bu yıl yaşamamaları adına yeni bir uygulamayı hayata geçirdiklerini anlatan Tekin, sözlerine şöyle devam etti: “Bir beslenme paketi paylaşacağız çocuklarımızla. Bunu da şöyle yaptık: Sınav başvurusu esnasında yarın dağıtacağımız beslenme paketinin içeriği ile ilgili olarak velilerimize ve öğrencilerimize bilgilendirme yaptık. Öğrencilerimizin gerek sağlık problemleri sebebiyle gerekse başka sebeplerle beslenme paketinden yararlanıp yararlanmak istemediklerini kendilerine sorduk. Bu kapsamda 1 milyon 22 bin öğrencimizden 924 bin 191 öğrencimiz bu hizmetten faydalanmak istediğini bizimle paylaştı. Paketin içinde kuru meyveli yulaflar, ceviz, kuru üzüm ve su gibi yiyecekler olacak. Beslenme paketi talep etmeyen diğer öğrencilerimize de sadece yine velilerimizin bilgisi dâhilinde su paylaşmış olacağız. Öğrencilerimizin sağlık durumları ve olası alerji riskleri de dikkate alınarak kapsamlı bir planlama yapıldı.” Beslenme paketi talep eden ve etmeyen öğrencilerin ayrı ayrı okullarda sınava gireceğini belirten Bakan Tekin, bu kapsamda hem öğrencilerin beslenme ihtiyacının karşılanacağına hem de güvenlik açısından gerekli önlemlerin alındığına dikkati çekti.

Canlı kamera kayıtları uygulanacak

Kolluk kuvvetlerinin sınavın başlamasından tamamlanmasına kadar çok kritik bir görevi yerine getireceğini dile getiren Tekin, “Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğümüz, Bakanlığımızın kaynaklarından hareketle sınavların gerçekleştirileceği binalarda, sınav esnasında açık olmak üzere üst aramalarının kontrolünden öğretmenler odasında sınav evrakının dağıtıldığı ana kadar canlı kamera kayıtları uygulanacak ve bu canlı kamera kayıtları Bakanlığımızdan da izlenmiş olacak. Bu da hayata geçirdiğimiz yeni bir uygulama.” ifadelerini kullandı. Beslenme paketlerinin öğrencilerin sınav sürecindeki enerji ve konsantrasyon ihtiyaçlarının göz önünde bulundurarak sahalarında uzman gıda mühendisi, diyetisyenler tarafından tespit edildiğinin altını çizen Tekin, paket içeriğinin sınav başvuru sürecinde velilerle açık ve şeffaf bir şekilde paylaşıldığını söyledi.
 Uygulamanın zorunlu olmadığını, sürecin Millî Eğitim Bakanlığı tarafından hassasiyetle yürütüldüğünü anlatan Tekin, sınav güvenliği için yaklaşık bir aydır İçişleri Bakanlığı ile koordineli şekilde çalıştıklarını anlattı.

Öğrenci ve ailelere tavsiyeler

Bakan Tekin, öğrenci ve velilere sınavla ilgili uyarılarda bulunarak şunları kaydetti: “Bizler, çocuklarımızı yalnızca sınav sonuçlarıyla değil, süreç içerisinde ailesiyle, toplumuyla, etrafındaki kişilerle olan ilişkisiyle, ülkesine ve milletine bağlılığıyla, gayretleriyle, azimleriyle ve çalışkanlıklarıyla hayata kattıkları değerlerle değerlendiren bir eğitim anlayışına hep birlikte sahip olmak durumundayız. Bugün sınava hazırlanan öğrencilerimizin her birisinin arkasında çocuklarını gözü gibi gören onlara büyük fedakârlıklar ve emekler sarf eden, dualar yapan aileleri var. Aylar boyunca çocuklarının yanında olan, onların heyecanlarını ve kaygılarını paylaşan bütün velilerimizin gösterdikleri özverinin, fedakârlığın farkındayız. Bu nedenle sınav sonuçları ne olursa olsun çocuklarımızın ortaya koyduğu emeğin ve ailelerimizin verdiği desteğin başlı başına kıymetli olduğunu özellikle ifade etmek istiyorum. Öğrencilerimizden beklentimiz; sınava sakin bir şekilde girmeleri, bugüne kadar edindikleri bilgi ve birikimi en iyi şekilde ortaya koyacak bir ruh hâliyle sınavı tamamlamalarıdır. Unutulmamalıdır ki hayat tek bir sınavın sonucundan çok daha geniş bir imkân ve tecrübe alanıdır.” Sınav sonuçlarının 10 Temmuz’da kamuoyuyla paylaşılacağını bildiren Tekin, “Çocuklarımız sınav sonuçlarını öğrendikten sonra elektronik ortamda kendilerine destek olan bir yapay zekâ robotuyla Türkiye’nin neresinde olursa olsun, tercih etmek istediği okul türüne göre okulların tamamını fiziki imkanlarıyla karşısına sunan bir tercih robotunu da kendileriyle paylaşacağız.” dedi. Konuşmaların ardından Bakan Tekin, Valilik Toplantı Salonu’nda basına kapalı gerçekleştirilen il eğitim değerlendirme toplantısına katıldı. (BSHA / Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)
Devamını Oku

Tıkanırcasına yeme davranışında tehlikeli döngü!

Tıkanırcasına yeme davranışında tehlikeli döngü!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Sera Elbaşoğlu, tıkınırcasına yeme ve duygusal yeme davranışlarının ortaya çıkmasına neden olan hisler ile biyolojik-psikolojik etkileşimler hakkında açıklamalarda bulundu.

Yeme ataklarından evvel çoklukla olumsuz hisler yaşanıyor!

Tıkınırcasına yeme atakları sırasında, Bulimia Nervoza’da da görüldüğü üzere, atağın akabinde ekseriyetle kusma davranışının ortaya çıktığını tabir eden Sera Elbaşoğlu, “Ancak bu süreçten evvel kişinin içinde kendini berbat hissetme, yalnızlık, mutsuzluk ya da boşluk hissi üzere hisler bulunur.” dedi.

Genellikle kişinin, yeme atağını yaşayabilmek için kendine çeşitli münasebetler üretmiş olduğunu lisana getiren Elbaşoğlu, “Bu gerekçelendirmelere örnek olarak; ‘zaten yeterli hissetmiyordum’, ‘zaten mutsuzum’, ‘bunu yapabilirim’, ‘buna hakkım var’ üzere fikirler verilebilir.” biçiminde konuştu.

Duygusal yeme, sanıldığından çok daha yaygın bir davranış örüntüsü! 

Benzer durumun duygusal yemede de görüldüğünü aktaran Sera Elbaşoğlu, şunları söyledi:

“Duygusal yeme epey yaygındır. Her ne kadar Bulimia Nervoza’daki kadar ağır yeme atakları olmasa da duygusal yemede de şahıslar, bu davranışı gerçekleştirebilmek için benzeri bir zihinsel ve duygusal taban hazırlarlar.

Bununla birlikte, duygusal yemede tüketilen ölçü görece daha azdır. Tıkınırcasına yeme ataklarında ise bireyler çok daha fazla ölçüde yiyecek tüketir. Çoklukla karbonhidrat ve şeker yüklü, kolay tüketilebilen pizza, hamburger üzere yiyecekleri ve bunlara eşlik eden içecekleri tercih ederek kısa müddette çok büyük ölçülerde yemek yerler.”

Yeme atakları, dissosiyatif bir hâli andıran kopuş hissine yol açabiliyor! 

Yeme sırasında dopamin salınımının arttığını ve kişinin haz duygusu yaşadığına dikkat çeken Sera Elbaşoğlu, “Ancak bu yeme davranışı ekseriyetle büyük bir hırsla ve çok süratli biçimde gerçekleşir. Bireyler adeta ne olduğunu tam olarak anlayamadıkları bir sürat içinde hareket ederler.” dedi.

Bu durumun, vakit zaman dissosiyatif bir hâli andırdığına işaret eden Elbaşoğlu, kişinin kendisinden ve yaşadığı andan koptuğu bir süreç olarak tanımlanabileceğini söyledi.

Yeme atağının akabinde gelen pişmanlık, yeni ataklar için taban hazırlayabiliyor! 

Atağın akabinde ise ağır bir pişmanlık ve utanç duygusu ortaya çıktığını vurgulayan Sera Elbaşoğlu, kelamlarını şöyle tamamladı:

“Bu nedenle bireyler yaşadıkları yeme ataklarını çoğunlukla gizlemeye çalışırlar. Pişmanlık ve suçluluk hislerinin tesiriyle sonraki gün ya da takip eden günlerde daha az yeme eğilimi gösterebilirler. ‘Daha sağlıklı beslenmeliyim’, ‘daha az yemeliyim’ üzere fikirler öne çıkar.

Ancak bu durum, kan şekeri istikrarının bozulmasına da yol açarak biyolojik açıdan yeni bir yeme atağı için yer hazırlayabilir. Sonuç olarak, kişinin yaşadığı hisler, yeme davranışı ve sonrasında gelişen niyet örüntüleri ruhsal etkenlerle birleşerek kendi kendini sürdüren bir kısır döngü hâline gelir.”

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Devamını Oku

Konak’tan memnunluk yolundaki çiftlere gelinlik dayanağı

Konak’tan memnunluk yolundaki çiftlere gelinlik dayanağı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Konak Belediyesi’nin dayanışmayı büyüten hizmeti Giysi Market, evlenecek çiftler için gelinlik reyonunu hazırladı. Gelin adaylarını hayallerindeki gelinliğe kavuşturan hizmet kapsamında, gereksinim duyan Konaklılar müracaatlarının akabinde orijinal gelinlikleri fiyatsız olarak edinebilecek.

Konak Belediyesi’nin kurduğu dayanışma ağının en kıymetli halkalarından olan Giysi Market, bu defa kapılarını evlilik hazırlığındaki çiftler için açtı. Düğün döneminin açıldığı yaz mevsiminde, gelinlik reyonunu hazır eden Giysi Market, yuva kuracak çiftlerin memnun bir geleceğe adım attıkları birinci günde gelinlik hayali kuran yeni gelinlere dayanak oluyor. Evlilik hazırlığı yapan ama ekonomik sebeplerle zorluk yaşayan çiftler, bağışlarla büyüyen Giysi Market’ten birbirinden şık gelinlikleri fiyatsız olarak edinebiliyor.

“Kimsenin hayali de içinde ukde kalmasın”

Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, Giysi Market’in, günlük gereksinimde ve bayramlarda olduğu üzere en özel günlerde de dayanışmayı yaşattığını belirterek, “Konak’ta kimse yalnız yürümeyecek demiştik. Birebir biçimde, kimsenin hayali de içinde ukde kalmasın istiyoruz. Nikahında, düğününde gelinlik giymek, bu hayali taşıyan her bayanın hakkı. Kurdukları geleceğin en kıymetli gününde de gereksinimi olan komşularımızın yanındayız. Yuva kurmak, aile olmak için yola çıkan çiftlerimizi bu yolda yalnız bırakmıyoruz” sözlerini kullandı.

Başvurular açık

Giysi Market’in gelinlere özel hizmetinden yararlanmak isteyenler, kimlik fotokopisi, ikametgah ve nikah ya da evlilik müracaat evrakıyla, Konak Belediyesi’nin Selçuk Mahallesi 648 Sokak No: 50 adresindeki Toplumsal Hizmetler Müdürlüğüne müracaat yapabiliyor. Müracaat yapabilmek için çiftlerden en az birinin ilçe sonları içerisinde ikamet etmesi gerekiyor. Belediyenin 444 35 66 numaralı irtibat merkezinin 2975 dahili çizgisi üzerinden de müracaat alınıyor, ayrıntılı bilgiye ulaşılabiliyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Devamını Oku

Mahmut Görgen ve Elinakey’den Kültürleri Buluşturan Müzik: Nefes Çektim

Mahmut Görgen ve Elinakey’den Kültürleri Buluşturan Müzik: Nefes Çektim
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türk elektronik müziğinin başarılı isimlerinden aranjör ve DJ Mahmut Görgen, milletlerarası projelerine bir yenisini daha ekledi. Görgen, Rusya’nın dikkat çeken içerik üreticileri ve müzik sanatkarları ortasında yer alan Elinakey ile gerçekleştirdiği “Nefes Çektim (Вдох)” isimli yeni çalışmasını müzikseverlerin beğenisine sundu.

WM Music etiketiyle yayınlanan eser, Türkçe ve Rusça sözleri tıpkı müzikte buluşturarak iki farklı kültür ortasında müzikal bir köprü kuruyor. Afro-R&B biçimindeki çalışma, enerjik ritimleri, çağdaş sound’u ve akılda kalıcı melodileriyle dikkat çekiyor. Hareketli yapısıyla öne çıkan müzik, dinleyicilere yüksek güç sunarken, farklı lisanların ahenk içinde kullanıldığı yapısıyla da milletlerarası bir kimlik kazanıyor.

Sosyal medya platformlarında paylaştığı müzik ve performans içerikleriyle milyonlarca izlenmeye ulaşan Elinakey, Rusya başta olmak üzere geniş bir takipçi kitlesine sahip. Dijital platformlardaki yükselişiyle isminden sıkça kelam ettiren sanatçı, Türkiye’de de ilgiyle takip ediliyor. Kendine mahsus vokal üslubu ve gücüyle projeye farklı bir renk katan Elinakey, Mahmut Görgen ile gerçekleştirdiği bu iş birliğiyle milletlerarası müzik mesleğine yeni bir halka ekliyor.

Mahmut Görgen’in yapımını üstlendiği “Nefes Çektim (Вдох)”, Afro-R&B tınılarını çağdaş pop dokunuşlarıyla harmanlıyor. Türkçe ve Rusça vokallerin bir ortaya geldiği eser, dans ritimlerini melodik bir yapı ile buluşturarak geniş bir dinleyici kitlesine hitap etmeyi hedefliyor. İki sanatkarın farklı coğrafyalardan gelen müzikal birikimlerini tıpkı projede buluşturması, çalışmayı sıradan bir düetin ötesine taşıyor.

Şarkının klibi de projenin üretim sürecini yansıtmasıyla dikkat çekiyor. MAP Production stüdyolarında çekilen ve direktörlüğünü Fatih Doğukan Yılmaz’ın üstlendiği klipte, Mahmut Görgen ve Elinakey’in stüdyo çalışmaları, aranje süreci ve kayıt anlarından imgelere yer veriliyor. Müzikseverleri müziğin mutfağına davet eden klip, projenin samimi atmosferini ekranlara taşıyor.

Türkiye ve Rusya ortasında kurulan bu özel müzikal iş birliği, farklı kültürlerin ortak bir ritimde buluşabileceğini bir defa daha ortaya koyarken, “Nefes Çektim (Вдох)” yaz döneminin dikkat çeken memleketler arası projeleri ortasında yerini almaya hazırlanıyor.

Mahmut Görgen ve Elinakey imzası taşıyan “Nefes Çektim (Вдох)”, tüm dijital müzik platformlarında yayında.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.