43,2840$% 0.22
50,2606€% 0.01
6.407,30%0,21
10.553,00%0,06
4.605,62%0,02
12.550,55%0,75
4140884฿%-0.52196
16 Ocak 2026 Cuma
Parasosyal
2025-2026 Öğretim Yılının Startı Verildi
BAŞKALARINI GERÇEKTEN GÖRÜYOR MUYUZ?
Akrep ile Yay Komşuluğunda Dönüşüm: Marifetname’ye Göre “Ölüm ve Yeniden Doğuş” Mevsimi
Stres ve Zihinsel Yük: Normalleştirilen Bir Yükümlülük
Parcel Estates CEO’su Özden Çimen, Türkiye konut piyasasının 2025 performansını ve 2026 yılına yönelik beklentilerini değerlendirdi. 2025’te konut sektöründe kontrollü bir hareketlilik yaşandığını ifade eden Çimen, faiz oranları ve finansman koşullarının alıcı davranışlarını belirleyici rol oynadığını vurguladı. 2026’da ise piyasanın belirsizlikten çok denge arayışıyla şekilleneceğini belirten Çimen, yatırımcılar açısından doğru lokasyon, sürdürülebilir getiri ve uzun vadeli değer yaratmanın her zamankinden daha kritik hale geleceğini dile getirdi.
Özden Çimen, Türkiye konut piyasasının 2025 performansını ve 2026 yılına ilişkin beklentilerini değerlendirdi. 2025 yılının sektör açısından temkinli toparlanma yılı olduğunu belirten Çimen, 2026’da ise finansman koşulları ve talep dengesinin belirleyici olacağını vurguladı.
“2025, bekleme sürecinin öne çıktığı bir yıl oldu”
2025 yılını genel hatlarıyla değerlendiren Özden Çimen, konut piyasasında yıl boyunca kontrollü bir hareketlilik yaşandığını ifade etti. Çimen, “2025, alıcıların kararlarını ertelediği, satıcıların ise piyasa koşullarına uyum sağlamaya çalıştığı bir yıl oldu. Talep tamamen kaybolmadı ancak daha seçici ve temkinli bir yapıya büründü,” dedi.
“Talebi belirleyen ana unsur finansman koşullarıydı”
2025’te konut talebini etkileyen en kritik faktörün finansman olduğunu vurgulayan Çimen, “Faiz oranları, ödeme planları ve erişilebilir kredi imkanları, alıcı davranışlarını doğrudan belirledi. İhtiyaç amaçlı alımlar devam ederken, yatırım amaçlı alımlarda daha temkinli bir yaklaşım gördük,” ifadelerini kullandı.
“Faizler, alıcıyı daha küçük ve erişilebilir konutlara yöneltti”
Konut kredisi faizlerinin alım kararlarını ciddi şekilde etkilediğini belirten Çimen, “2025’te alıcılar daha ulaşılabilir fiyatlı, metrekare olarak daha küçük ve amortisman süresi daha kısa konutlara yöneldi. Bu durum, segmentler arası talep dağılımını da değiştirdi,” diye konuştu.
“Yabancı yatırımcı ilgisi tamamen bitmedi, şekil değiştirdi”
Yerli ve yabancı yatırımcı ilgisine de değinen Özden Çimen, “Yabancı yatırımcı ilgisi 2025’te önceki yıllara kıyasla daha sınırlı olsa da tamamen ortadan kalkmadı. Daha çok uzun vadeli değer koruma ve kira geliri potansiyeli sunan projelere odaklanan, daha bilinçli bir yatırımcı profili öne çıktı,” değerlendirmesinde bulundu.
“2026’da denge ve seçicilik öne çıkacak”
2026 yılına ilişkin beklentilerini paylaşan Çimen, konut piyasasında denge arayışının belirleyici olacağını söyledi. Çimen, “Faiz politikaları, enflasyon görünümü ve ekonomik istikrar 2026’nın seyrini belirleyecek. En büyük risk belirsizlik, en güçlü beklenti ise kontrollü bir normalleşme süreci,” dedi.
“Yatırımcı için doğru proje ve doğru lokasyon her zamankinden daha önemli”
Parcel Estates’in 2026 stratejisine de değinen Özden Çimen, yatırımcılara net bir mesaj verdi. Çimen, “Artık her konut yatırım değildir. 2026’da yatırımcılar için doğru lokasyon, doğru proje ve sürdürülebilir getiri her zamankinden daha kritik olacak. Biz Parcel Estates olarak yatırımcılara kısa vadeli beklentilerden ziyade, uzun vadeli değer ve güven odaklı bir yaklaşım sunmaya devam edeceğiz,” ifadelerini kullandı.
Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Füsun Topçugil, C vitamininin bağışıklık sistemi üzerindeki etkilerinin doğru zamanlama ile değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
C Vitamini Bağışıklık Sistemini Destekler
C vitamini, bağışıklık sisteminin sağlıklı çalışmasında rol oynayan temel vitaminlerden biridir. Antioksidan özellikleri sayesinde hücreleri oksidatif stresten korur, bağışıklık hücrelerinin normal fonksiyonlarını sürdürmesine katkı sağlar. Ancak bu etki, düzenli ve yeterli alım sonucunda ortaya çıkabilir.
Hastalık başladıktan sonra alınan C vitamini takviyesi, enfeksiyonu ortadan kaldıran ya da süreci doğrudan sonlandıran bir etkisi yoktur. Bu nedenle C vitaminini bir ilaç gibi değerlendirmek doğru değildir.
Hastalık Başladıktan Sonra Yüksek Doz C Vitamini Almak İyileşmeyi Hızlandırmaz
Toplumda sık karşılaşılan bir diğer yanlış inanış, hastalık döneminde yüksek doz C vitamini almanın süreci kısalttığı yönündedir. Güncel bilimsel veriler, C vitamininin soğuk algınlığı ve grip gibi viral enfeksiyonların süresini anlamlı ölçüde azaltmadığını göstermektedir. Bu noktada C vitamini, bağışıklık sistemini önceden destekleyen bir unsurdur; hastalık ortaya çıktıktan sonra tek başına tedavi edici bir rol üstlenmez.
C Vitamini Ne Zaman Alınmalı?
C vitamini suyla eriyen bir vitamindir ve vücudumuzda depolanmaz. Bu yüzden “bir defada çok almak” yerine “her gün yeteri kadar almak” asıl stratejimiz olmalıdır.
Koruyucu Kalkan Olarak: C vitamini, düzenli kullanıldığında bağışıklık sistemini zinde tutabilir. Düzenli alan kişilerde soğuk algınlığı süresinin kısalabildiği gözlemlenmiştir.
Stres ve Yorgunluk Dönemlerinde: Vücudun fiziksel ve mental stres altında olduğu dönemlerde C vitamini ihtiyacı artabilir.
Demir Eksikliği Varsa: C vitamini, bitkisel kaynaklı demirin emilimini artırır. Bu nedenle demir eksikliği olan hastaların öğünlerinde C vitaminine yer vermesi önemlidir.
Günlük C Vitamini İhtiyacı Öncelikle Besinlerle Karşılanmalıdır
Sağlıklı bireylerde C vitamini ihtiyacının büyük bir bölümü dengeli ve sağlıklı beslenme ile karşılanabilir. Taze sebze ve meyveler, C vitamini açısından zengin doğal kaynaklardır.
Takviye kullanımı ise herkes için rutin bir gereklilik değildir. Emilim sorunları olanlar, yetersiz beslenen kişiler ya da doktor tarafından ihtiyaç saptanan durumlarda takviyeler gündeme gelebilir.
Uzm. Dr. Füsun Topçugil’den 3 Altın Öneri
Güne Yayarak Tüketin: Tek seferde 1000 mg almak yerine, gün içinde taze sebze ve meyvelerle doğal yoldan karşılayın.
Sigara Kullanıyorsanız Dikkat: Sigara içenlerin vücudundaki C vitamini seviyesi daha hızlı düşer; bu bireylerin ihtiyacı daha fazladır.
Doktorunuza Danışın: Kronik bir hastalığınız veya böbrek probleminiz varsa, “nasıl olsa vitamin” diyerek takviyeye başlamayın.
Sonuç olarak; C vitamini bir acil yardım butonu değil, bir yaşam biçimi olmalıdır. Bağışıklığınızı hastalık gelmeden önce inşa edin.
Uzm. Dr. Füsun Topçugil kapanışta şu vurguyu yapıyor:
“Bağışıklık sistemi, son anda alınan takviyelerle değil; günlük yaşamda sürdürülen dengeli beslenme ve sağlıklı alışkanlıklarla güçlenir. C vitamini bu sürecin destekleyici bir parçasıdır, tek başına bir tedavi yöntemi değildir.”
Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed’in (s.a.v.) Allah’ın huzuruna yükseldiği gece olarak kabul edilen Miraç Kandili münasebetiyle İnegöl Belediyesi tarafından manalı bir program düzenlendi.
Yeşil Cami’de gerçekleştirilen programda, namaz sonrası cami cemaati ve vatandaşlara helva ikramında bulunuldu. İnegöl Belediyesi’nin düzenlediği programda, Miraç Kandili’nin manevi atmosferi daima birlikte yaşanırken, birlik ve beraberlik hisleri da pekiştirildi.
Programa İnegöl Belediye Lideri Alper Taban’ın yanı sıra AK Parti İlçe Lideri Mustafa Durmuş, belediye lider yardımcıları ve belediye meclis üyeleri de katıldı. Protokol üyeleri vatandaşlarla yakından ilgilenerek sohbet etti, kandillerini tebrik etti ve bu mübarek gecenin hayırlara vesile olması temennisinde bulundu.
İnegöl Belediyesi’nin klâsik hale getirdiği kandil programları kapsamında düzenlenen aktiflik, vatandaşlardan ağır ilgi gördü. Paylaşma, dayanışma ve kardeşlik hislerinin ön plana çıktığı Miraç Kandili gecesi, samimi ortamı ve yapılan ikramlarla hafızalarda yer etti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
AgeSA Teknoloji ve Etki Merkezi çatısı altında bir araya gelen gençler; inovasyonun temellerinden girişimcilik ve liderliğe uzanan kapsamlı bir eğitimin ardından geliştirdikleri yenilikçi projeleri Demo Day’de başarıyla sundu.
Bireysel emeklilik ve hayat sigortası sektörünün lider kuruluşlarından AgeSA, Sabancı Gençlik Seferberliği kapsamında gençlerin teknoloji, girişimcilik ve inovasyon alanındaki gelişimlerine katkı sağlamaya devam ediyor. Bu kapsamda Fırat Üniversitesi öğrencilerine özel olarak düzenlenen Fikirden Gelişime Programı, AgeSA Teknoloji ve Etki Merkezi çatısı altında başarıyla tamamlandı.
Program; üniversite öğrencilerinin fikirden ürüne uzanan girişimcilik yolculuğunu deneyimlemelerini sağlamak, inovasyon ve teknoloji odaklı yetkinliklerini güçlendirmek amacıyla tasarlanan 8 haftalık bir gelişim süreci olarak kurgulandı. Hibrit yapıda gerçekleştirilen programa toplam 32 öğrenci katıldı.
Gençler, Yaratıcı Düşünmeden İş Modeline Uzanan Kapsamlı Bir Eğitim Yolculuğuna Çıktı
Eğitim sürecinde öğrenciler; inovasyonun temelleri, girişimcilik ve start-up ekosistemi, tasarım odaklı düşünme, iş modeli geliştirme ve proje yönetimi gibi girişimciliğin kritik aşamalarına odaklanan kapsamlı bir içerikle buluştu. Alanında uzman eğitmenler tarafından verilen eğitimlerde; liderlik, takım kurma, şirketleşme, finansal okuryazarlık ve kurumsal marka oluşturma gibi başlıklar da ele alındı.
Gençler aynı zamanda, yaratıcı düşünme ve problem çözme becerilerini geliştirmenin yanı sıra sigortacılık sektörünün dönüşüm dinamiklerini, AgeSA’nın dijitalleşme vizyonunu ve sektörün geleceğini şekillendiren teknolojileri yakından tanıma fırsatı elde etti. Geliştirilen fikirler; kullanıcı içgörüleri, çözüm tasarımı ve iş modeli çerçevesinde olgunlaştırılarak sunuma hazır projelere dönüştürüldü.
Geleceğin Çözümleri Sahneye Taşındı
Programın sonunda düzenlenen Demo Day etkinliğinde öğrenciler, geliştirdikleri projeleri jüri ve davetlilere sundu. İş modeli, çözüm önerisi, hedef kitle ve potansiyel etki başlıklarını içeren sunumlar, katılımcıların edindikleri bilgi ve deneyimi somut çıktılara dönüştürmelerine olanak sağladı. Demo Day, genç girişimci adaylarının fikirlerini gerçek bir sahnede test etmelerine ve girişimcilik ekosisteminde görünürlük kazanmalarına katkı sundu.
Gençler, AgeSA Teknoloji ve Etki Merkezleri ile Geleceğe Hazırlanıyor
Sabancı Topluluğu tarafından hayata geçirilen Sabancı Gençlik Seferberliği kapsamında açılan AgeSA Teknoloji ve Etki Merkezi, gençlerin teknoloji odaklı yetkinliklerini artırmayı hedefleyen yeni nesil bir öğrenme ve üretim ekosistemi olarak konumlanıyor. Sigortacılık, finans ve mühendislik alanlarını; yapay zekâ, veri analitiği, yazılım ve finansal teknolojilerle buluşturan merkezler, gençlerin teorik bilgilerini gerçek sektör verileri ve uygulamalı projeler ile geliştirmesine olanak tanıyor. Akademisyenler, öğrenciler ve sektör profesyonellerini aynı zeminde bir araya getiren yapı; vaka analizleri, mentorluk programları, eğitim modülleri, yarışmalar, ideathon’lar ve girişimcilik projeleriyle destekleniyor.
Staj programları da AgeSA Teknoloji ve Etki Merkezi’nin önemli bir unsuru olarak öne çıkıyor. Bu kapsamda AgeSA, daha önce Fırat Üniversitesi öğrencilerine yönelik 4 haftalık özel bir staj programı gerçekleştirdi. Standart staj deneyiminin ötesinde tasarlanan bu programda öğrenciler, öğrenciler, Dijital Projeler, Yapay Zeka, Analitik CRM, Sigorta Dönüşüm Teknolojileri ve Robotik Teknolojiler gibi farklı ekiplerde görev alarak, iş süreçlerini gözlemleme ve çeşitli teknoloji uygulamalarını deneyimleme fırsatı buldular.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 90 dakika fiyatsız aktarma uygulaması sayesinde İzmirliler seyahatlerini 30 TL ile tamamlarken, kent genelinde yaklaşık 2 milyar lira cepte kaldı.
İzmir Büyükşehir Belediye Lideri Dr. Cemil Tugay döneminde, daha önca kaldırılan 90 dakika fiyatsız aktarma sistemi tekrar hayata geçirildi. Toplu ulaşımda birinci binişten itibaren 90 dakika mühletince fiyatsız aktarma imkanı sunan sistem, artan hayat maliyetleri karşısında zorlanan yurttaşlar için değerli bir takviye oldu.
87 milyona yakın yolcu kullandı
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Türkiye genelinde artan taşıma maliyetlerine karşın, hizmet standartlarını müdafaası ve ulaşım fiyatlarını sübvanse etmeyi sürdürmesi, kentte toplu taşıma kullanım sayılarına da yansıdı. 2025 yılında Türkiye nüfusuna yakın sayıda yolcu 90 dakika fiyatsız aktarma sisteminden faydalandı. Uygulamadan 87 milyona yakın yolcu yararlandı. İzmirlilerin bütçesinde 2 milyar liraya yakın tasarruf sağlandı.
30 TL ile yolculuk
Türkiye’nin büyükşehirleri ortasında toplu ulaşım fiyatları karşılaştırıldığında, farklı kentlerde uygulanan aktarma ve tarife sistemleri ortasında önemli maliyet farkları ortaya çıkıyor. İzmir’de ise uygulanan tarife yapısı sayesinde, artan ekonomik maliyetlere karşın bir yetişkin yolcu 90 dakika aktarma sistemiyle seyahatini 30 TL ile tamamlayabiliyor. Farklı büyükşehirlerde uygulanan mevcut tarifelere nazaran, yetişkin bir yolcunun seyahat maliyeti birtakım kentlerde 5 aktarma ile 88 TL, 2 aktarma ile 51 TL, birtakım kentlerde ise 3 aktarma ile 91 TL düzeylerine kadar çıkıyor. İzmir’de ise aktarma sayısından bağımsız olarak, 90 dakika içinde yapılan seyahatler tek fiyat üzerinden gerçekleştiriliyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı