46,2874$% 0.15
53,6017€% -0.16
6.277,08%0,31
10.459,00%0,77
4.219,29%0,16
13.938,48%1,42
2968279฿%0.67587
01 Haziran 2026 Pazartesi
Parasosyal
SONUÇLARI KONUŞUYORUZ...
KALP YANGINLARI GÖRÜLMEZ, KALP ÇIĞLIKLARI DUYULMAZ
İnsan Yıldızına Değil, Nefsine Takılır Her Burcun Gizli İmtihanı – 1. Seri
İstanbul’u Dolduran Çelişki: Kanye West Fenomeni
Mustafa KUL - SPOR VE SİYASETİN SOSYAL HAYATIMIZDA ETKİLERİ (SSS)
Bu ülkede kimse “çok yoruldum” demiyor.
Daha doğrusu diyenler ciddiye alınmıyor.
Çünkü toplumsal düzen, zihinsel yükü bir sorun olarak değil, bir görev tanımı olarak görüyor. Düşüneceksin. Yetişeceksin. Unutmayacaksın. Aksatmayacaksın. Her ihtimali hesaba katacaksın. Üstelik bunu sessizce yapacaksın. Yorulduğunu söylersen zayıf, bunaldığını söylersen nankör sayılacaksın.
Stres bireysel bir meseleymiş gibi anlatılıyor. “Zamanını iyi yönet”, “takma kafana”, “pozitif düşün”. Oysa sorun bireyin zihni değil, toplumun yük dağılımı. Herkesin her şeye yetişmesi bekleniyor ama kimse yükü paylaşmıyor. Zihinsel emek görünmez sayıldığı için de yokmuş gibi davranılıyor.
Özellikle bazı kesimlerden —çoğunlukla kadınlardan— her şeyi aynı anda düşünmesi bekleniyor: ev, iş, çocuk, aile, duygular, düzen, gelecek. Bu düşünme hâli bir emek değilmiş gibi kabul ediliyor. Sonra biri geceleri uyuyamadığında, bedeni huzursuzlandığında, yorgunluktan çöktüğünde mesele “kişisel hassasiyet”e indirgeniyor.
Toplumun sessiz anlaşması şu:
Yükü taşı ama adını koyma.
Zihinsel yük konuşulmadıkça, stres romantize ediliyor. “Hepimiz böyleyiz” denilerek geçiştiriliyor. Oysa bu hâl bir norm değil, bir tükenmişlik rejimi. Sürekli tetikte olmak, sürekli düşünmek, sürekli endişe etmek hayatın kendisi değil; hayata yer bırakmayan bir düzenin sonucu.
Dinlenmek bile suçlulukla yapılır hâle gelmişken, kimden sağlıklı bireyler bekleniyor? Uykusuz, gergin, kaygılı insanlardan mı? Zihin hiç durmuyorsa, bedenin bir gün duracağını görmek için uzman olmaya gerek yok.
Belki de artık şunu kabul etmek gerekiyor:
Bu kadar stres “normal” değil.
Bu kadar zihinsel yük “kader” değil.
Ve bu yorgunluk bireysel bir başarısızlık hiç değil.
Toplum, yükü taşıyanlara değil; yükü görünmez kılanlara bakmalı.
Çünkü adını koymadığımız her şey, büyümeye devam eder.