43,4990$% 0.19
51,6240€% -0.9
6.786,60%-9,85
11.826,00%-7,26
4.848,73%-10,11
13.838,29%0,05
3538519฿%-2.04964
04 Aralık 2025 Perşembe
Parasosyal
2025-2026 Öğretim Yılının Startı Verildi
HAYIRLA ANILMAK İSTİYORSAN HAYIRLI İNSAN OL?
Akrep ile Yay Komşuluğunda Dönüşüm: Marifetname’ye Göre “Ölüm ve Yeniden Doğuş” Mevsimi
Stres ve Zihinsel Yük: Normalleştirilen Bir Yükümlülük
Sonbaharın o kendine has kokusu vardır ya… Hafif bir duman, biraz nem, biraz da içimize çöken “bir şeyler bitiyor ama sanki başka bir şey başlıyor” hissi. İşte tam olarak Akrep–Yay komşuluğunun mevsimi budur. Marifetname de bu zamanları hep “nefsin terbiyesi, gönlün olgunlaşması, hakikatin sezilmesi” gibi cümlelerle anlatır. Çünkü Akrep ile Yay yan yana geldiğinde gökyüzünde sadece burçlar değil; insanın iç hâli de değişir.
Akrep: Kül olup yeniden doğmanın ustası
Akrep mevsimi, ruhun karanlık odasına süpürdüklerimizi ortaya çıkarma zamanıdır. Kırgınlık, öfke, korku… Ne varsa yüzeye çıkartır. Ama korkutmak için değil; dönüştürmek için. Marifetname’de bu dönemin “zahirde sert, bâtında rahmet” oluşu tam da bu yüzden.
Akrep’in Esması: Ya Bâis ve Ya Kâdir
Ya Bâis: Dirilten, yeniden başlatan.
Ya Kâdir: Gücü yetiren, olduran.
Bu iki esma Akrep’e nasıl iyi gelir? Çünkü Akrep bir şeyi bitirdi mi içinde bir boşluk açılır. Ya Bâis o boşluğu yeniden başlatma cesareti verir. Ya Kâdir ise “hadi kalk, yaparsın” der gibi bir güç. Akrep’in karanlığı aydınlatabilmesinin sırrı da burada. Bitirir, yakar, küllerinden yeni bir sistem kurar.
Günlük hayatta Akrep mevsimi bize şunu söyler:
“Evet, zorlandın. Ama toparlanabilirsin. Bir kapı kapanıyorsa sana göre olmayan bir şey gidiyordur.”
O yüzden bu dönem biraz içinizi kazıyabilir ama sonunda hep hafiflik gelir.
Yay: Akrebin bıraktığı yerden ışığı devralan ateş
Akrebin yoğun, dipten dönüştüren enerjisinden sonra Yay, gökyüzünün “ferah bir nefes alma” butonu gibidir. Marifetname’nin Yay benzetmeleri hep genişlik, ferahlık, aydınlık üzerinedir. Sanki biri o derin kuyudan çıkarmış ve “hadi şimdi ufka bakalım” demiş gibi.
Yay özgürlük ister, iyimserlik ister, yol ister, anlam ister. O yüzden Akrep’ten sonra gelmesi rastlantı değil; tam da ruhun ihtiyacı olan pansuman dönemi.
Yay’ın Esması: Ya Fettâh ve Ya Nur
Ya Fettâh: Açan, kolaylaştıran.
Ya Nur: Aydınlatan, ferahlık veren.
Yay neden bu esmalarla uyumlu?
Akrebin kapattığı defter, bıraktığı ağırlık neyse Yay onu Ya Fettâh ile açar. “Bak şimdi yolun açıldı, yeni ihtimaller var” der. Çünkü Yay umutla yürür. Ya Nur ise tam onun ruhuna göre: Zihin açar, karanlık düşünceleri hafifletir, insana yeni anlamlar fısıldar.
Ruh hâlimiz bu dönemde şuna benzer:
“Ay vallahi çok şey yaşadım ama şimdi içimde bir genişleme var. Yeni bir yola çıkasım geliyor.”
Tam bir “küllerimden çıktım, şimdi bavulumu kapıyorum” mevsimi.
Akrep–Yay komşuluğu ne hissettirir?
Bu iki burç yan yana gelince gökyüzü adeta şöyle der:
Akrep: “Gerçeğinle yüzleş.”
Yay: “Artık özgürleş ve yürümeye başla.”
Marifetname’ye göre sonbahar; nefsi arındırma, kalbi hazırlama mevsimidir. Modern yorumla söyleyeyim:
“Ayıklama + yenileme = ruh reseti.”
Kısacası bu dönem: Eski defterlerin kapanması .İç hesaplaşmaların yapılması. Yeni niyetlerin belirlenmesi
Hafifleme. Yolculuğa hazırlanma. Duygusal olarak da bazen şöyle hissedebiliriz:
“Bir şey bitiyor. Ama sanki içimde sessiz sedasız bir başlangıç kıpırdıyor.”
Ve işin en tatlı yanı da bu zaten.
Hani bazı günler olur, bir anda bütün telefon galerinizi silmek istersiniz. Dolabınızı boşaltırsınız. Eski mesajları bile temizlersiniz. Sonra birden yeni bir defter alıp “yeni hedefler” başlığı açarsınız.
İşte Akrep-Yay hattı hayatımızda tam bunu yapar.
Akrebin “sil” tuşu → Yayı’ın “başlat” tuşu.
Son söz: Bu mevsimi hafife alma
Eğer son günlerde derin düşüncelere dalıp sonra bir ferahlık geliyorsa bilin ki gökyüzüyle uyum içindesiniz. Bu dönem kendini gösterir:
Gerçekleri fark edersin (Akrep)
Sonra içini bir genişlik kaplar (Yay)Ve “Ben sanırım başka bir şeye hazırım” dersin
Akrep’tin dönüşüm ateşi ile Yay’ın umudu birleşince ortaya çok güçlü bir “yeniden doğuş” ruhu çıkar.
Marifetname’nin dediği gibi:
“Önce gönül yanar, sonra gönül açılır.” Bu mevsimde yanmanız gerekiyorsa yanın, çünkü ardından gelen ferahlık gerçekten bambaşka…
Merhaba sevgili okurlar! Bugün gökyüzünün en zarif gezegeni Venüs’le bir yolculuğa çıkıyoruz. 18. yüzyılın bilge ismi İbrahim Hakkı Erzurumî’nin Marifetname’sinde Venüs, sevginin, estetiğin ve uyumun sembolü olarak parlıyor. O dönemde yıldızlar, sadece gökyüzünü süsleyen ışıklar değil, insanın ruhuna ve kalbine rehberlik eden birer işaret olarak görülüyordu. Marifetname’de Venüs, kalpleri birleştiren, güzelliği yücelten bir muhabbet elçisi. Peki, bu zarif enerji 2025’in hızlı dünyasında bize neler söylüyor? Gelin, Marifetname’nin tasavvufi bilgeliğini günümüz astrolojisiyle buluşturalım ve Venüs’ün 12 burçtaki aşk ve güzellik dansına yakından bakalım. Hazırsanız, bu içten yolculuğa başlıyoruz!
Venüs’ün Marifetname’deki Yeri: Kalbin ve Güzelliğin Rehberi
Marifetname’de Venüs, “Cemal”in, yani güzelliğin ve sevginin gökyüzündeki yansıması olarak anlatılır. İbrahim Hakkı, Venüs’ün etkisini, insanların birbirine muhabbetle bağlandığı, sanatın ve estetiğin ruhu beslediği bir enerji olarak görür. Tasavvufun o yumuşacık dokunuşuyla, Venüs’ün gökyüzündeki hareketleri, adeta evrenin ilahi düzeninin bir parçasıdır. Günümüz astrolojisinde de Venüs, aşkı, ilişkileri ve güzelliği yöneten gezegen olarak karşımıza çıkıyor. Ama her burçta başka bir şarkı söylüyor. Mesela, Venüs Yay burcundayken (ki Ekim 2025’te tam da bu enerjiyi yaşıyoruz), özgür ruhlu ve maceraperest bir aşk dili konuşuyor. Marifetname’nin ruhuna uygun olarak, bu enerjiyi “kalbinizi genişleten bir muhabbet” olarak görebiliriz. Şimdi, Venüs’ün 12 burçtaki bu eşsiz dansını keşfedelim!
Venüs’ün 12 Burçtaki Aşk ve Güzellik Şarkısı
Venüs, her burçta farklı bir renk, farklı bir melodiyle kendini gösterir. Marifetname’nin öğretilerinden ilham alarak, bu enerjinin her burçta nasıl bir sevgi ve güzellik dili konuştuğuna bakalım:
Koç Burcu: Venüs Koç’tayken, aşk bir macera! Cesur, tutkulu ve biraz da sabırsız. Marifetname’nin “muhabbet cesaretle başlar” öğüdüne uygun olarak, Koç’taki Venüs, hislerini açıkça ifade eden, ilk adımı atmaktan çekinmeyen bir enerji. Birine “Seni seviyorum” demek için beklemez, anı yaşar.
Boğa Burcu: Venüs’ün ev sahibi olduğu Boğa’da, sevgi sadık, huzurlu ve duyusal. Bir akşam yemeği, yumuşak bir dokunuş ya da güzel bir koku, Boğa’daki Venüs’ün dilinden konuşur. Marifetname’nin güzelliği sükûnetle bulma fikri, burada bir fincan çayla sevdiğinin yanında otururken kendini gösterir.
İkizler Burcu: Venüs İkizler’deyken, aşk zihinsel bir dans. Esprili mesajlaşmalar, derin sohbetler ve yeni fikirler, bu burcun sevgiyi ifade etme yolu. Marifetname’nin “kalp, akılla birleştiğinde parlar” sözü, İkizler’in Venüs’ü için tam bir rehber.
Yengeç Burcu: Duygusal ve şefkatli Yengeç’te Venüs, sevgiyi korumacı bir kucaklamayla sunar. Sevdiklerine sarılmak, onlara güven vermek bu burcun aşk dili. Marifetname’nin muhabbetin kalbi ısıttığı fikri, Yengeç’te bir battaniye altında geçirilen akşamla hayat bulur.
Aslan Burcu: Venüs Aslan’dayken, aşk bir sahne performansı! Cömert, dramatik ve göz kamaştırıcı. Sevdiklerini hediyelerle, iltifatlarla şımartır. Marifetname’nin güzelliğin kalbi yücelttiği anlayışı, Aslan’ın ışıltılı sevgisiyle parlar.
Başak Burcu: Venüs Başak’ta titiz ve düşünceli. Aşk, küçük ama anlamlı jestlerde saklı. Birine kahvesini tam sevdiği gibi yapmak, Başak’taki Venüs’ün muhabbeti. Marifetname’nin “detaylarda güzellik vardır” öğretisi, burada kendini gösteriyor.
Terazi Burcu: Venüs’ün diğer ev sahibi Terazi’de, sevgi uyum ve estetik demek. Romantik akşamlar, zarif jestler ve adaletli bir ilişki, Terazi’nin dili. Marifetname’nin “güzellik, kalplerin birleşmesidir” fikri, Terazi’de bir ahenk dansına dönüşür.
Akrep Burcu: Venüs Akrep’teyken, aşk derin, yoğun ve tutku dolu. Göz göze bakışlar, sırlarla dolu anlar bu burcun sevgisi. Marifetname’nin muhabbetin kalbin en derin köşelerine dokunduğu anlayışı, Akrep’te bir gerçeklik.
Yay Burcu: Venüs şu anda Yay’da, özgür ve neşeli bir enerjiyle dans ediyor. Aşk, bir yolculuk, bir macera. Sevdiklerinle yeni yerler keşfetmek, Yay’daki Venüs’ün ruhu. Marifetname’nin “kalbin özgürlüğü muhabbette” öğüdü, burada bir kahkaha eşliğinde hayat buluyor.
Oğlak Burcu: Venüs Oğlak’ta, sevgiyi sağlam ve uzun vadeli bir bağlılıkla ifade eder. Sadakat ve emek, bu burcun aşk dili. Marifetname’nin “muhabbet, sabırla büyür” anlayışı, Oğlak’ta bir ömürlük sevgiye dönüşür.
Kova Burcu: Venüs Kova’da, aşk özgün ve özgür. Alışılmadık jestler, entelektüel bağlar bu burcun tarzı. Marifetname’nin “güzellik, farklılıkta saklıdır” fikri, Kova’daki Venüs’ün dostane ama derin sevgisiyle parlar.
Balık Burcu: Venüs Balık’ta, aşk bir rüya gibi. Romantik, şefkatli ve fedakâr. Bir şiir yazmak ya da sevdiklerinin hayallerine ortak olmak, Balık’ın dili. Marifetname’nin “muhabbet, ruhun aynasıdır” öğretisi, Balık’ta bir sevgi denizi olur.
Son Söz: Venüs’ün Dansına Kalbinizle Katılın!
Marifetname’nin bilgeliği, Venüs’ün sevgiyi ve güzelliği nasıl bir hazineye dönüştürdüğünü bize yüzyıllar öncesinden fısıldıyor. Her burç, bu enerjiyi kendi rengiyle, kendi şarkısıyla yaşıyor. Koç’un cesareti, Boğa’nın sükûneti, Yay’ın neşesi ya da Balık’ın rüyası… Hepsi, Venüs’ün muhabbet dansının bir parçası. 2025’in bu hareketli günlerinde, Venüs Yay’daki özgür ruhuyla bize şunu hatırlatıyor: Sevgi, kalbinizi açtığınızda başlar. Marifetname’nin dediği gibi, “Güzellik, kalbin aynasıdır.” O aynada kendinizi ve sevdiklerinizi görmeniz dileğiyle.
Haftaya başka bir gökyüzü hikâyesinde buluşalım, sevgiyle kalın!
Aslan… Güneş’in evladı. Marifetname’de burçlar anlatılırken Aslan için şöyle denir:
“Mert, himaye edici, vakar sahibi; sofrayı geniş tutar, misafire ikramı sever. Dostuna sadık, düşmanına karşı serttir.”
İbnü’l-Arabî ise insandaki “güneş tabiatı”ndan söz eder: “Bazı kullar vardır, çevresine hem ışık hem sıcaklık verir.” Aslan işte tam olarak bu hâlin vücut bulmuş halidir.
Aslan burcu insanı, hayatın ortasında durmayı sever. Bu, çoğu zaman “ilgi merakı” sanılır ama aslında kökünde sorumluluk vardır. Çünkü o bilir ki, ön safta durmak, hem rüzgârı göğüslemek hem de başkalarına güven vermek demektir. Marifetname, Aslan’ın bu özelliğini “halkın sığınağı olmak” diye tarif eder.
Aslan’ın yüreği cömerttir. Sofrası, sadece yemek sofrası değildir; gönül sofrasıdır. Bir dostuna maddi yardım ediyorsa, yanında manevi teselli de vardır. İbnü’l-Arabî’nin şu sözü Aslan’a cuk oturur:
“Cömertlik, yalnızca malı paylaşmak değil; gönlü paylaşmaktır.”
Fakat bu gönül açıklığı, doğru ellerde değerlidir. Aslan, değer vermeyen veya vefasız insanlara karşı mesafe koymayı öğrenmelidir; çünkü ışığını yanlış yere vermek, kendi enerjisini tüketir.
Aslan burcu için özel bir manevi anahtar vardır: “Ya Vehhâb”. Vehhâb, “Sonsuz lütuf ve ihsan sahibi” demektir. Allah’ın Vehhâb ismi, karşılık beklemeden, bollukla ve sürekli ihsan etme sıfatını taşır. Aslan, yaratılışı gereği zaten veren bir burçtur. Bu esmayı zikretmek, onun bu özelliğini dengeler; lütuf verirken yıpranmamasını sağlar.
Marifetname’de Aslan’ın bu yönüne şöyle değinilir:
“Lütfu boldur, elinden ikram eksik olmaz. Ancak lütfunun kıymeti bilinmezse, güneşin batışı gibi geri çekilir.”
Günümüz Türkçesiyle bu, şunu anlatır: Aslan’ın gönlü herkese açıktır, ama vefasızlık gördüğünde ışığını geri çeker. “Ya Vehhâb” zikri, Aslan’a hem gönül genişliği hem de koruyucu bir denge verir.
Yengeç burcunun kalbi, eski bir sandık gibi… İçinde hatıralar, kırgınlıklar, özlemler birikir. Dokunsanız gözleri dolar, sevseniz hemen kabuğundan çıkar.
Erzurumlu İbrahim Hakkı, Marifetname’de Ay’ın insan üzerindeki etkisinden uzun uzun söz eder. Yengeç’in yöneticisi Ay’dır ve duygularının iniş çıkışı da Ay’ın hallerine benzer: Bazen dolunay gibi taşar, bazen ince bir hilale döner.
Bugünün insanı buna “mod değişimi” diyor. Tasavvuf ehli ise kalbin bu hallerini normal kabul eder: “Kalp, halden hale dönen bir aynadır.” Yani siz kararsız değilsiniz; sadece kalbiniz derin çalışıyor.
Modern Dünyada Yengeç Olmak;
Yengeç burcunun hassas kalbi, modern hayatta çoğu zaman zorlanır:
Grup mesajlarına uzun uzun yazıp “Acaba fazla mı içimi açtım?” diye pişman olmak.
Eski fotoğrafları karıştırırken gözleri dolmak.
Hatta bazen kırmaktan korktuğu için “Hayır” diyememek de yengeçler için mümkündür.
Ama şunu bilin: Bu duygusal zenginlik dünyaya renk katar. Sizin hissettiğiniz her şey çok gerçek.
Haftanın Tavsiyesi
Bu hafta Ay’ın etkisiyle eski anılar su yüzüne çıkabilir. Bırakın çıksın, saklamayın. Kalbinizden taşan her duygu, içinizi arındırır.
İçinize attığınız dertleri güvenli bir dostla paylaşın.
Yalnız kaldığınızda kendinize merhametli davranın.
Anılarınızı kabullenin, geçmişi suçlamaktan vazgeçin.
Minik hikmet notu yazmakta fayda var . Marifetname’de Ay için şöyle yazılır:
“Ay, kalbin derinliğine nur salar.”
Siz de kalbinizin ışığını küçümsemeyin. O nur, hem size hem çevrenize şifa olur.
Sizin kadar şefkatli, sadık ve içten bir kalp çok az bulunur. Bir insanı sevdiniz mi sonuna kadar sahip çıkarsınız.
Ve geleneksel kaynakların Yengeç Burcuna Tavsiye Ettiği Esmaü’l Hüsna’ya gelelim.
Tasavvuf kaynaklarında duygusal denge, kalp huzuru ve iç sükûnet için önerilen Esma:
Ya Vedûd (Ey sonsuz sevgi sahibi)
Anlamı: Sevgisiyle kalpleri birleştiren, kullarına merhametle yaklaşan.
Faydası: Kalpteki kırgınlıkları yumuşatır, iç barışı güçlendirir, sevgiyi artırır.
Zikir önerisi: Günde dilediğiniz kadar “Ya Vedûd” diyerek kalbinizi huzura davet edebilirsiniz.
MARİFETNAME’DEN İKİZLER BURCUNA BİR BAKIŞ: SÜREKLİ YENİLENEN ZİHİN
Meraklısına duyurulur: Eğer bir İkizler burcuyla aynı ortamdaysanız, muhtemelen o sırada en az üç farklı konudan söz ediyordur. Bir yandan kahveyle ilgili anısını anlatırken, bir yandan Merkür retrosuna veryansın edip, ara ara da kalbin derinliklerine inmeye çalışır.
Bu durum tesadüf değil. Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın Marifetname eserinde Merkür yıldızına atfedilen özellikler, İkizler’in doğasına cuk oturur:
“Merkür, akla hareket verir, dile laf, kalbe de telaş…”
Yani kabaca özetlersek: Aklı hızlandırır, kalbi karıştırır, ağzı açtırır.
Evet, İkizler’in en büyük yeteneği anlatmak… Ama bazen anlatırken kendi de ne dediğini tam bilemeyebilir. Modern çağda buna sekiz sekizlik odak problemi deniyor. Tasavvuf ehli ise şöyle bakardı: Düşünceler dağınıksa kalbin de tam huzur bulmaz.
Modern Dünyada İkizler Olmak
Bugünün dünyasında İkizler olmanın pratik anlamı şöyle sıralanabilir:
1.WhatsApp’ta 12 grup, hepsinde aktif katılım
2.Podcast dinlerken başka birine sesli not bırakmak.
3.Aynı anda üç kişiye “Seninle derin bir sohbete ihtiyacım var” demek…
Bu kadar çok uyarana maruz kalan bir zihin ister istemez yorulur. Tasavvufta buna kalbin dağılması denir. Modern psikoloji de çok benzer bir uyarı yapar: Odak kaybı tükenmişliğe yol açar.
Siz yine de kendinizi suçlamayın. Yaratılışınız gereği fikirleriniz bol, anlatma isteğiniz sonsuz. Sadece arada durup nefes almakta fayda var.
Marifetname’de yazdığı gibi:
“Yıldızın tesiri aklı harekete getirir.”
Yani siz hiperaktif değilsiniz; sadece Merkür’ün özel etkisindesiniz. Bu da sizin kozmik bahaneniz olsun:)
Sizin kadar renkli düşünen, her sohbete canlılık katan bir burç daha yok. Dünyayı merakınızla besliyor, bilgiyi sevimli bir şekilde taşıyorsunuz.
İkizler Burcuna Tavsiye Edilen Esmaü’l Hüsna
Tasavvuf kaynaklarında ve İbn Arabi’nin önerilerinde zihni berraklaştırmak, kavrayışı güçlendirmek ve bilginin faydasını artırmak için şu Esma zikredilir:
Ya Alîm (Ey her şeyi bilen)
Anlamı: Bilginin kaynağı ve hakikatin öğreticisi olan Allah.
Faydası: Zihnin dağınıklığını toparlamak, öğrenmeyi kolaylaştırmak, kalbe ferahlık vermek.
Zikir önerisi: Günde dilediğiniz kadar “Ya Alîm” diyerek kalbinize odaklanabilirsiniz.