43,4990$% 0.19
51,6240€% -0.9
6.786,60%-9,85
11.826,00%-7,26
4.848,73%-10,11
13.838,29%0,05
3374296฿%-7.48411
Balkan dağlarından İstanbul’a uzanan bir seyahatin öyküsü artık kitapçıların raflarında yerini aldı.
Prof. Dr. Ayhan Olcay’ın kaleme aldığı, Papirus yayınlarından çıkan “Koferdeki Besa – Shkrelilerin Pešter Platosu’ndan İstanbul’a Yolculuğu”, sadece bir ailenin geçmişini değil, bir halkın ve bir belleğin tekrar inşasını anlatıyor.
Venedik ve Osmanlı arşivleri, bilimsel referanslar, kelamlı tarih anlatıları ve taş meskenlerin sessiz tanıklıklarıyla örülen bu eser, göçün, aidiyetin ve direncin çok katmanlı kıssasını gün yüzüne çıkarıyor.
“Göç, yalnızca yer değiştirmek değildir; bir milletin hafızasını yeni topraklarda yine inşa etmektir.”
Zamanın İzinde Bir Yolculuk
Bu seyahat, Shkreli (Škrijelj) soyunun 500 yılı aşan serüvenini, dokümanlar ve tanıklıklar üzerinden takip ediyor. Tıpkı vakitte Kuç, Hot, Kelmendi, Şaliç, Muriç, Daçiç, Layiç, Liçina, Gruda, Mazarek gibi Sancak ve Kosova’dan Türkiye’ye göç etmiş başka Kuzey Arnavutluk kökenli kabileler için de bir araştırma şablonu oluşturuyor.
Yaşayan Kitap – Dijital Bellek Arşivi
Koferdeki Besa sadece bir basılı kitap değil; birebir zamanda yaşayan bir dijital arşiv.
Her kısımda yer alan QR kodlar, kelamlı tarih görüntülerine, aile toplantılarına ve yeni bulunan arşiv dokümanlarına direkt erişim sağlıyor.
Araştırmalar ilerledikçe bu dijital klasör daima güncelleniyor — okuyucular yeni evraklar, soy ağaçları, fotoğraflar ve ek açıklamalara anlık olarak ulaşabiliyor.
Böylece Koferdeki Besa, “açıldıkça genişleyen bir bellek sandığına” dönüşüyor.
Yazarın Olcay şunları söyledi, “Besa u Koferu’yu Neden Yazdım?”
“Bu kitabı yazmamın nedeni, kulaktan kalan bir kelamla başladı: Biz Škrijelj’iz.
1909’da yazılan Edith Durham’ın High Albania kitabında ‘Shkreli kabilesi’ni okuyunca, bunlar biziz galiba, dedim ve araştırmaya başladım.
Dünya literatüründe, yabancıların gözü ile tekraren incelenmiş Kuzey Arnavutluk kabilelerinden olan Shkreli öyküsü, dış gözle değil, içeriden tanıklıkla yine yazılmalıydı.”
Olcay kelamlarını şöyle sürdürdü, Shkrelilerin hikâyesini belge, hafıza ve bilim üçlüsüyle yine inşa ediyor:
Bir Akademik Katkı ve Kamusal Bellek Çalışması
“Koferdeki Besa”, sırf akademik bir eser değil, birebir zamanda bir hafıza projesi.
Kuzey Arnavutluk kökenli tüm dünyaya yayılmış Türkiye’dede ağır olarak yaşayan topluluklar için bir belge bankası ve yöntem kılavuzu niteliğinde.
Arşiv dokümanlarını, kelamlı tarihleri ve genetik tahlilleri tıpkı metinde buluşturarak dışarıdan bilgi ile içeriden hakikati birleştiriyor.
“Besa u Koferu, bir kitabın ismi olmaktan evvel, kelamın ve sözlülüğün emanet edildiği bir sandıktır.
Açtıkça dokümanları, dokümanlar açıldıkça beşerler; beşerler konuştukça tarih…”
Kitap Künyesi
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
1
KANAL D’nin Yeni Dizisi ‘Uzak Şehir’ 11 Kasım’da Başlıyor
2
Büyükşehir Çok Sesli Gençlik ve Çocuk Korosu İzmir’den İki Mükafatla Döndü
3
Hande Erçel ve Barış Arduç’un Başrollerinde Yer Aldığı Disney+’ın ‘Aşkı Hatırla’ Dizisinin Yayın Tarihi, Dizinin Yeni Posteriyle Duyuruldu!
4
Ankaralı Turgut entübe edildi
5
Ankaralı Turgut entübe mi edildi? Ankaralı Turgut’un hastalığı nedir?