DOLAR

43,8377$% 0.16

EURO

51,7041% 0.16

GRAM ALTIN

7.182,08%2,07

ÇEYREK ALTIN

12.052,00%1,17

ONS

5.097,54%1,92

BİST100

13.934,06%0,94

BİTCOİN

2983677฿%0.04679

a
Güncellenme - Şubat 18, 2026 13:52
Yayınlanma - Şubat 18, 2026 13:52

🌙 Ramazan: Aç Kalmak mı, Uyanmak mı?

19 Şubat 2026…
Takvim bir kez daha Ramazan’ı gösteriyor. 18’i 19’una bağlayan gece sahura kalkacağız. Kimi uykulu gözlerle, kimi içten bir heyecanla, kimi de “bu yıl nasıl geçecek?” sorusuyla…
Peki Ramazan nedir?
Gerçekten sadece aç kalmak mıdır?
Yoksa insanın kendine doğru yaptığı en derin yolculuklardan biri mi?
Ramazan Nedir?
Ramazan, İslam inancına göre Kur’an’ın indirilmeye başlandığı ay olarak kabul edilir. Bu yönüyle sadece bir oruç ayı değil; aynı zamanda vahyin, farkındalığın ve içsel temizliğin ayıdır.
Ama Ramazan yalnızca mideyle ilgili değildir.
Dil ile, göz ile, kalp ile ilgilidir.
Aç kalmak, aslında nefsin sesini kısmaktır.
Susuzluk, sabrın pratiğidir.
Yavaşlamak ise hayatın hızına karşı bir itirazdır.
Modern dünyada sürekli tüketmeye programlanmış insan için Ramazan, “dur” deme provasıdır.
Ramazan Ne Değildir?
Ramazan bir gösteri ayı değildir.
Sosyal medyada paylaşılan iftar sofralarının estetik yarışına dönüşmemelidir.
Ramazan;

  • Sadece pide kuyruğu değildir.
  • Sadece indirim kampanyası değildir.
  • Sadece kilo verme programı hiç değildir.
    En önemlisi de Ramazan, açın halini anlamak için aç kalmak değildir sadece; açlığın sistematik hale geldiği bir dünyada vicdanı diri tutmaktır.
    Eğer gün boyu aç kalıp akşam sofrada israf ediyorsak,
    Eğer susuzluğu yaşayıp suyu hoyratça tüketiyorsak,
    Eğer sabrı konuşup öfkeyi büyütüyorsak…
    O zaman Ramazan’ı kaçırıyoruz demektir.
    Maneviyat: İçimizdeki Sessizlik
    Ramazan biraz da insanın kendi iç gürültüsünü susturmasıdır.
    Günlük hayatın telaşı, haber akışları, ekonomik kaygılar, yetişmeyen işler… Hepsi bir anlığına yavaşlar. Sahur vakti şehrin sessizliği, insana kendi kalp atışını duyurur.
    Belki de bu yüzden Ramazan geceleri daha başka gelir insana.
    İnsan en çok açken mi kendini tanır?
    Yoksa en çok sustuğunda mı?
    Ramazan, kendimize şu soruyu sordurur:
    “Ben gerçekten kimim? Sadece tüketen bir beden mi, yoksa arayan bir ruh mu?”
    Biraz Eleştiri…
    Ramazan ayı geldiğinde televizyon ekranları değişir, reklam dili değişir, hatta konuşma tonları bile değişir. Ama kalpler değişiyor mu?
    Dindarlık görünürlükle ölçülemez.
    İyilik, paylaşılınca büyür ama sergilenince eksilir.
    Ramazan’ın ruhu; sadeleşmek, azalmak, arınmak üzerinedir.
    Oysa biz çoğu zaman çoğaltmayı seçiyoruz: daha büyük sofralar, daha çok alışveriş, daha fazla gösteriş…
    Belki de Ramazan’ın en büyük imtihanı, açlık değil; samimiyettir.
    Bu Yıl Nasıl Olsun?
    Belki bu yıl Ramazan’ı farklı yaşayabiliriz.
    Birini affederek…
    Bir kırgınlığı bitirerek…
    Bir ihtiyaç sahibine gizlice dokunarak…
    Bir akşam telefonu kenara bırakıp gerçekten dua ederek…
    Ramazan, sadece takvimde bir ay değildir.
    İnsanın iç dünyasında açılan bir mevsimdir.
    Ve her mevsim gibi, nasıl yaşarsak öyle iz bırakır.
    19 Şubat gecesi sahura kalktığımızda, belki şunu hatırlayalım:
    Aç kalmak zor değil.
    Zor olan; kalbi doyurmak.
    Hayırlı ve farkındalıklı bir Ramazan olsun. 🌙

1 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

HIZLI YORUM YAP

1 0 0 0 0 0