Efor Holding Finans Sektörüne Adım Atıyor
1968 yılından bu yana farklı sektörlerde gerçekleştirdiği yatırımlarla büyümesini sürdüren İstanbul merkezli Efor Holding, finans sektörüne yönelik stratejik adımında önemli bir aşamayı geride bıraktı. Rekabet Kurulu, Bank Pozitif’in Efor Holding’e devrine izin verdi; süreç BDDK değerlendirmesi ve yasal prosedürlerle devam edecek
Uzun süredir TMSF kontrolünde bulunan Bank Pozitif Kredi ve Kalkınma Bankası A.Ş.’nin satış ihalesine katılan ve ihale süreci lehine sonuçlanan Efor Holding’e, bankanın devrine ilişkin Rekabet Kurulu tarafından izin verildi. Satın alma sürecinin kesinleşmesi, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) değerlendirmesi ile ilgili yasal prosedürlerin tamamlanmasına bağlı olacak. Söz konusu süreçlerin tamamlanmasının ardından Efor Holding’in finans sektöründeki faaliyetlerine Bank Pozitif üzerinden başlaması hedefleniyor.
Finans sektörüne yönelik stratejik adım
İçecek, tarım, madencilik, enerji ve gayrimenkul sektörlerinde faaliyet gösteren Efor Holding, Bank Pozitif sürecini faaliyet alanlarını çeşitlendirme ve uzun vadeli büyüme stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriyor.
Finans sektörünü uzun vadeli büyüme alanlarından biri olarak konumlandıran Efor Holding, köklü geçmişi, yatırım bankası niteliği ve uluslararası bağlantı ağıyla Bank Pozitif’in devralınmasına yönelik süreçte önemli bir eşiği geride bıraktı. Rekabet Kurulu izninin ardından süreç, BDDK başta olmak üzere ilgili kamu kurumlarının değerlendirmeleri ve yasal prosedürlerin tamamlanmasıyla devam edecek.
Türkiye’nin yatırım ekosistemine katkı vizyonu
Efor Holding, devir sürecinin tamamlanması halinde Bank Pozitif’in mevcut faaliyetlerini geliştirerek sürdürmesini, kurumsal kapasitesini güçlendirmeyi ve yatırım bankacılığı alanındaki etkinliğini artırmayı hedefliyor.
Finans sektörüne yönelik bu adım, İstanbul merkezli Efor Holding’in farklı sektörlerde oluşturduğu yatırım deneyimini yeni alanlara taşıma vizyonunun önemli bir parçası olarak öne çıkarken, holdingin sürdürülebilir büyüme ve sektörel çeşitlilik yaklaşımı kapsamında değerlendiriliyor.
Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı